İçeriğe atla
Uzman Seçimi

Uzman Seçimi

İlk görüşmede ne olur

İlk görüşme bir tanışma ve değerlendirme görüşmesidir. Amaç, sizi buraya getiren konunun ne olduğunu anlamak ve birlikte çalışmanın uygun olup olmadığına karar vermektir. Bu görüşmede bir şeyi çözmeniz beklenmez ve devam etme zorunluluğunuz yoktur.

Görüşme nasıl ilerler

İlk görüşme genellikle sizi buraya ne getirdiğini anlatmanızla başlar ve uzmanın sorularıyla ilerler. Konuşulanların gizliliği, sürecin nasıl işleyeceği ve kayıt tutulup tutulmayacağı çoğu zaman görüşmenin en başında açıklanır; açıklanmazsa sormak sizin hakkınızdır ve bu soru olağan karşılanır. Her şeyi düzenli, sıralı ve eksiksiz anlatmak zorunda değilsiniz, çünkü anlatının dağınık olması da başlı başına bilgi taşır ve uzman bunu zaten hesaba katar. Anlatmak istemediğiniz bir konu varsa "buna şimdi girmek istemiyorum" demeniz yeterlidir. Görüşmenin sonunda genellikle bir çerçeve konuşulur: ne sıklıkta görüşüleceği, hangi konu üzerinde çalışılacağı ve ilerlemenin nasıl değerlendirileceği. Bu çerçeve taşa yazılmış değildir, süreç içinde birlikte gözden geçirilir ve gerektiğinde değiştirilir. Görüşmeye yanınızda not getirmeniz de olağandır; anlatmak istediklerinizi önceden yazmak, ilk görüşmenin yoğunluğunda bir şeyi unutmanızı önler. Süre genellikle sınırlıdır, bu yüzden sizin için en önemli olan konuyu başta söylemek işinize yarar.

Uzman neyi sorar

Sorular genellikle şimdiki durumu, geçmişi ve gündelik işleyişi kapsar. Şikâyetinizin ne zaman başladığı, hangi durumlarda arttığı ve neyin onu hafiflettiği, uykunuzun ve iştahınızın nasıl olduğu, işte veya okulda ne kadar zorlandığınız sorulabilir. Aile, ilişki ve sosyal destek ağınızla ilgili sorular da olağandır, çünkü kimin yanınızda olduğu ve kime güvenebildiğiniz süreci doğrudan etkiler. Daha önce bir ruh sağlığı desteği alıp almadığınız, aldıysanız neyin işe yarayıp neyin yaramadığı, kullandığınız ilaçlar ve bilinen bedensel hastalıklarınız sorulur; bu sorular meraktan değil, tabloyu doğru anlamak ve bedensel bir nedeni gözden kaçırmamak için sorulur. Bu soruların bir kısmı zorlayıcı gelebilir. Cevap vermekte zorlandığınızda bunu söylemek de bir cevaptır ve sürecin bir parçasıdır. Bazı görüşmelerde ölçek ya da form doldurmanız istenebilir; bunların ne işe yaradığını ve sonucunun sizinle paylaşılıp paylaşılmayacağını sormak hakkınızdır. Form doldurmak tek başına bir tanı anlamına gelmez, yalnızca bilgiyi düzenli biçimde toplar.

Siz neyi sorabilirsiniz

İlk görüşme yalnızca sizin değerlendirildiğiniz bir görüşme değildir; siz de karşınızdaki kişiyi ve çalışma çerçevesini değerlendirirsiniz. Sorabilecekleriniz:

  • Eğitiminiz ve unvanınız nedir, hangi programdan mezun oldunuz
  • Benim konumda düzenli olarak çalışıyor musunuz
  • Hangi yaklaşımla çalışıyorsunuz, seanslarda ne yapacağız
  • Görüşmeler ne sıklıkta ve yaklaşık ne kadar sürecek
  • İlerlemeyi nasıl değerlendireceğiz, işe yaramadığını nereden anlarız
  • Gizliliğin istisnaları neler
  • Ücret ne kadar, neyi kapsıyor ve iptal kuralı nedir
  • Süpervizyon alıyor musunuz

Bu soruları sormak güvensizlik göstergesi değildir ve mesleğini düzgün yapan bir kişi bunları bekler. Sorulara açık, sade ve savunmaya geçmeden cevap veren bir uzman size aynı zamanda süreç boyunca nasıl bir iletişim kuracağınızı da göstermiş olur; kaçamak cevaplar da aynı biçimde bilgi verir. Hepsini aynı anda sormak zorunda değilsiniz, listeyi yanınızda götürüp gerekli gördüklerinizi sorabilirsiniz. Not almak da olağandır, çünkü ilk görüşmenin yoğunluğunda söylenenlerin bir kısmı akılda kalmaz. Cevapları iki farklı uzman için yan yana koyduğunuzda aradaki fark çoğu zaman kendiliğinden görünür hale gelir ve karar vermeniz kolaylaşır. Verilen cevapların yazılı bir belgeye dayanması gerekmez, ancak birbiriyle çelişmemesi beklenir. Aldığınız cevaplar sizi ikna etmiyorsa ikinci bir görüşme istemek ya da başka bir uzmanla konuşmak olağandır ve bu tercihi kimseye açıklamak zorunda değilsiniz. Cevapların tonu da içeriği kadar bilgi verir; sorulardan rahatsız olan bir tutum, süreç boyunca da benzer biçimde sürer.

Tek görüşmede karar vermek zorunda değilsiniz

İlk görüşmenin sonunda hemen devam kararı vermeniz beklenmez. Düşünmek için zaman istemek, başka bir uzmanla da görüşmek ve sonra karar vermek olağandır; bunu karşı tarafa açıkça söyleyebilirsiniz. Aynı konuyla iki farklı kişiyle görüşmek, aradaki farkı somut biçimde görmenizi sağlar ve soyut bir "iyi hissettim" duygusundan daha güvenilir bir karşılaştırma zemini verir. Bu, ilk uzmana haksızlık değildir; mesleğin içinde bilinen ve kabul edilen bir durumdur. Karar verirken kendinize sorabileceğiniz sade bir soru vardır: bu odada anlatmakta zorlandığım şeyi zamanla anlatabileceğimi hissediyor muyum. Cevabınız net bir "hayır" ise bunun nedenini uzun uzun araştırmak yerine başka bir görüşme denemek çoğu zaman daha pratiktir ve zaman kaybını önler. Ücret ödediğiniz bir ilk görüşmenin sonunda devam etmemeyi seçmeniz de olağandır; ilk görüşmenin karşılığı süreci başlatma taahhüdü değil, yapılan değerlendirmedir. Bu ayrımı baştan bilmek karar verirken üzerinizdeki baskıyı azaltır.

Uyum yoksa ne yapılır

Birkaç görüşmeden sonra uyum kurulmadığını düşünüyorsanız, bunu doğrudan söylemek en iyi yoldur. Bu konuşma çoğu zaman sürecin kendisine de yarar, çünkü nerede tıkanıldığını görünür kılar ve bazen tıkanmanın kaynağı çalışılan konunun ağırlığıdır, uyumsuzluk değildir. Bu ikisini ayırt etmek sürecin olağan bir parçasıdır ve genellikle açık bir konuşmayla ayırt edilir. Yine de devam etmek istemiyorsanız süreci sonlandırma hakkınız vardır ve gerekçe açıklamak zorunda değilsiniz. Bir kapanış görüşmesi yapmak yararlıdır: süreci yarıda bırakılmış bir iş olmaktan çıkarır ve başka bir uzmanla devam ederken elinizde toparlanmış bir çerçeve olmasını sağlar. Uzmanınızdan uygun gördüğü bir meslektaşına yönlendirme yapmasını da isteyebilirsiniz; bu talep olağandır ve genellikle karşılanır. Sonlandırma kararını yazılı olarak iletmek de mümkündür ve bunun için uzun bir açıklama yazmanız gerekmez. Kalan randevuların ve varsa ödemelerin nasıl kapatılacağını da aynı görüşmede netleştirmek işi temiz bir noktada bitirir.